23 Ağustos 2009 Pazar

NERI'de asayis berkemal (!)

Koskoca Ulusal Cevre Arastirma Enstitusu1 bu, oyle elinizi kolunuzu sallayarak giremiyorsunuz. Silkeborg’a geldigim gun sekreter enstitunun anahtarini verdi ve alarmdan bahsetti. Bu ilk yazimin konusu iste bu super melodik (!) alarm. Ilk yazimda farkli seylerden bahsederek Danimarka izlenimlerime daha ilginc bir giris yapmayi dusunuyordum ama yazmak icin enstituye geldigim bugun yasadigim bu talihsiz olay, sicagi sicagina bu alarm mevzuuna girmeye tevsik etti beni.

Enstitunun birkac giris kapisi var ama hepsi ayni anahtarla aciliyor. Giris-cikislarda bir-iki kivrak bilek hareketiyle meshur alarm mekanizmasini devre disi birakmak gerekiyor. Buraya gelmeden once Lab204 ahalisinden cok dinledim alarm hikayelerini, haliyle bende bir korku olustu, acaba benim ilk alarm deneyimim ne zaman ve ne sekilde olacak diye.

Yaklasik bir haftadir guzel guzel girip cikiyordum enstituye, her defasinda “ohh bugun de alarm tanrilarini kizdirmadik” seklinde bir ic rahatlamasiyla; ta ki bugune kadar…

Hafif bulutlu olmasina ragmen mavi bir gokyuzu ve ilik bir yaz (bize gore serin tabi) havasi esliginde enstituye geldim. Bisikletimi parkedip arka giris tarafindaki tel kapiya yoneldim. Anahtar isini yapti, ilk engeli sag salim atlattim. Sonra binanin giris kapisi: duvardaki anahtar deligine yapilan ilk hamle ile alarmi devre disi birak, kapidaki anahtar deligine anahtari sokup iceri gir. Evet, artik icerdeyim. Hayir, alarm calismadi, hersey normal. Ofise gidip bilgisayari actim. Icerisi biraz havasiz mi ne? (Tabii ki degil, belami ariyorum, hepsi bu.) Pencerenin kolunu cevirmemle birlikte… ALARM! Bu nasil kulak tirmalayici, nasil omur torpusu bir sestir! Eti, Idil ve Nihan’in anlattiklari aklima geliyor. Alarm calisirsa bir numarayi arayip gorevlinin gelip durumu (ve seni bu korkunc sesten) kurtarmasini bekliyorsun. Kapiya gidip gordugum ilk numarayi aradim telefonla, yanit yok. Sonra penceredeki numara dikkatimi cekiyor, bu defa onu deniyorum ama garip bir sinyal geliyor telefondan. Ozetle, yapacak birsey yok. Koridora ciktigim zaman alarmin etkisi daha da artiyor adeta. Acaba Amerikan dizilerindeki gibi bir grup polis arabalariyla etrafimi saracak mi diye hazin sonumu merakla beklerken, bana bir omur gibi gelen 2-3 dakika sonunda alarm sustu ve hersey normale dondu. Bu arada, alarm susali yaklasik yarim saat oldu ve gelen giden kimse olmadi.

Ilk -umarim bu son olur- alarm deneyimimi simdilik sorunsuz atlattim. Orta vadede kulak sorunlari kacinilmaz zannimca. Peki madem alarm koydunuz, be guzel -kelimenin tam anlamiyla!- kardeslerim, neden alarm calinca kimse kosup gelmiyor? Nasilsa calinca hirsiz kacar diye mi dusunuyorsunuz, yoksa her turlu ticari mekanin kapali oldugu pazar gunleri guvenlik gorevlileri de mi tatil yapiyor Danimarka’da? Bu ciddi guvenlik aciginizi ifsa etmis oldum, bundan boyle tekinsiz insanlarla nasil basa cikarsiniz, bilemem!

(1) Merak edenler icin: http://www.dmu.dk/International/

1 yorum: